SÜLEYMAN’IN ÖZDEYİŞLERİ 5:1–14
Üzerine Bir Çalışma
Yazarı ve türü
Süleyman’ın Özdeyişler kitabı bilgelik kitapları ve Kutsal Kitap içinde önemli bir yer tutar. Binlerce yılık bilgiler damıtılarak okuyucuya ulaşır. Deneyim, gözlem ve pratik yaşam içerir. Kitabın tümünü Süleyman yazmasa da büyük çoğunluğunu yazmış birçoğunu derlemiş ve düzenlemiştir ( Vai. 12:9–10 ) Diğer bir derleme Hizikya döneminde yapılmıştır. Böylece, yaşamın her alanı hakkında söz söylenen zengin bir eser ortaya çıkmıştır. Yeni Ahit Süleyman’ın bilgeliğini över ( Mat 12:42) ve Özdeyişler kitabından pek çok alıntı yapar (Yak. 4:6, 5:20 İbr.12:5, Rom.12:16, 12: 20, 2Pe. 2:22, 1Pe.4:8 ).
Özdeyişler kitabının 5.6.7 bölümlerinde incelenen konu cinsel paklıktır. Zinayı doğuran tuzaklara karşı uyarıları içerir
Amaç
Yazılış amacı S.Ö 1:1–7 açıklanır “Çok eski zamanlarda bilge ve hikmetli insanlar yaşam hakkındaki bilgece sözleri bir araya getirmişlerdir. Bu bilge insanlar özdeyişleri, çocuklarına ve öğrencilere ders vermek için araç olarak öğüt veya danışmanlık almak isteyen kişiler için yönergeler olarak kullanmışlardır”( Hasat TT, LaSor 1996–1)
5:1–14 Bölümü amacı ise, cinselliğin yanlış kullanımından doğacak tehlikelere dikkatimizi çeker. Bu akıllıca sözleri dinlememenin, eğitimi sevmemek, dolayısı ile akılsızlık olduğunu savunur( 5,12 ).
Yapısı ve tarih
Bilgelik tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. İsrail’de Süleyman’dan önce bilgelik ve edebiyatı vardır( Say.21:27, 1Sa. 24:13 ) Bilgelik edebiyatı sadece İsrail de değil Sümer, Asur, Babil, Mısır, Fenike de çok gelişmiştir. Diğer uluslar ve İbrani bilgeliğinin en temel farkı İbranilerin, bilgeliğin temeline Tanrıyı koymalarıdır. (S.Ödeyişleri 2003–45) “. Rab korkusu ile kötülükten kaçınmak ( Eyü 28:28 Özd 2:6 ).
İbranilerdeki bilgelik geleneği, yazılı metinlerden daha çok sözlü gelenek halinde yayılmıştır. Bu nedenle İbraniler bunun hafızada kolay tutulması için şiir ve tekrarlar halinde getirmişlerdir. Ancak kafiyeler yoktur Bunu yerine paralellik ya da kuvvetlendirme vardır... Her kıtadaki mısralar birbirine paraleldir. İkinci mısra, birincinin anlamını kuvvetlendirir. Eğer üçüncü varsa daha fazla kuvvetlendirmedir.( S.Ö 2003–10 ) Aynı yapı 5:1–14te de görülür. Örneğin 5:5 “Ayakları ölüme gider
Adımları ölüler diyarına ulaşır”
Üsteki mısra, alttaki mısra tarafından desteklenir. Farklı sözcüklerle aynı şeyi tekrarlar. Böylelikle kalıcılığı, etkileyiciliği ve dikkat çekiciliği sağlanır. “Duymak ve ezberlemek ifadelerinin çok sayıda kullanılmasından da anlaşılacağı gibi, sözlü eğitim ön plandadır. Yazmaktan çok nadir bahsedilir.” Yorum veya inceleme yapılırken. Bu paralellik yapısı dikkate alınmalıdır.”Şiirdeki paralellik, bildirisinin biçimlendirilmesine yardımcı olmaktadır. Bu nedenle etüt ederken hem ayetlerin tümüne hem de ayetlerdeki şiirsel unsurlara bakılmalıdır” ( Hasat TT, LaSor, 1996:2 ) Ayrıca sözleri bire bir değil bunların pek çoğunun benzetmeler ve mecazlar olduğu hafıza da tutulmalıdır. Örneğin:
Ama sonu pelin otu kadar acı
İki ağızlı kılıç kadar keskindir (5:4 )
İçerik 5:1–14
5:1–14 Bölümünde Baba bilge sözleriyle, oğlunu çok cazip görünen, ama onu felakete götürebilecek günahlardan, düşebileceği tuzaklardan ve son pişmanlıktan korumaya çalışır.
5: 1–14 Ayetlerinin ana hatları
1) Baba sözlerine, oğlunun kulak vermesini ister
2) Sözlerinin sağlayacağı faydalar
3) Zina eden kadının tatlı silahları
4–6 ) Tuzağa düşenin acı sonu
7-8 ) Tekrar uyarı sözleri
9–11 ) Sözlerini dinlemediğinde olacak kötü olaylar
12–14 ) Eğitimi sevmemenin ve son pişmanlığın faydasızlığı
5:1–2 Ayete yazar baba mıdır yoksa babaca mı konuşmaktadır anlamak güçtür. Kendini bilge, sözlerinin de akıllıca olduğunu belirtir. Sözlere önem vermenin hayati bir konu olduğu 5:1 de ve tüm Özdeyişler kitabı boyunca pek çok yerde yenilenir (2:1–2, 3:1_2, 4:10, 6:1, 7:1 ). Deneyimle kazanılmış sözler, onda doğruyu yanlışı ayırma yetisi geliştireck, başını sıkıntıdan koruyacak, yanlış yapmasına engel olacaktır. Konuştuğu sözleri de bilgece olacaktır ( 5:2 ) Gerçektende doğru bilgi küçümsenememelidir. Sözlerin hayatımızdaki etkileri çok güçlüdür.(Özd.16:24 ) Doğru ve yararlı sözler, geliştirip büyütürken, olumsuz, yanlış sözler ise bizde pek çok hataya sebep olmaktadır. Günümüzde yanlış bilgi kurbanı olmuş, ne çok insan vardır. Bilgelik sözlerinin önemini bilen bilge, bunlara dikkat kesilmesini can kulağı ile dinlemesini ister. Bölüm boyunca bunu iki kez yeniler (5:1 ve 5:7).
5:3 Şimdi asıl konuya, genç erkekleri bekleyen tehlikeye geçer. Zina! Bu ayet dikkat gerektirir. Henüz yaşam deneyimi kazanmamış bir gençle konuştuğu unutulmamalıdır. Bölüm ve kitap erkeklere yöneliktir, onlar için yazılmıştır. Tarif ettiği de sadece zina eden kadının ayartılarıdır o kadar. Eski ahitte, zina edenleri taşlarken, sadece kadını değil zina ettiği erkeği de birlikte taşlarlardı. Çünkü suç her ikisinindir. ( Lev. 10:20 ). Yani suç sadece kadınların değildir. Bu haksızlığa karşı duyarlı olmalıyız.
Delikanlıyı uyarır. “Zina eden kadının dudakları bal damlatır, Ağzı zeytinyağında da yumuşak” Bal damlaması günümüzde anlaşılırdır. Çağrıştırdığı şey damakta hoş tattır. Yağ bellikli o günlerde yumuşaklığı ve kayganlığı ifade etmektedir. Sözleri tatlı yumuşak, kaygan, hoş görünür. Türkçe de güzel konuşanlar, için benzer bir deyim vardır “Ağzından bal akıyor” Zina eden kadının tatlı, yumuşak ve ikna edici sözleri dudaklarının çekiciliği ( neden olmasın) vardır. Uyarıya göre, zina eden kadın böyledir, ya da sana öyle görünür demektedir. Bu iki düşüncede birbirini destekler.
5:4 Ama çabuk yanılırsın. Bu kadar hoş ve arzulanır görünen, bal kadar tatlı, yağ kadar yumuşak olan zina (günah), sonunda pelin otu kadar acı gelir sana. “Hep bildiğimiz aynı öykü. Günah önce çekici gelir ama geriye bakıldığında iğrenç gelir” ( Donald 2005–316 ) Bu olaya Davut’tun oğullarından Ammon ile yine Davut’un kızı Tamar’ın hikâyesi iyi bir örnektir ( 2 Sam. 13:4-15 )
5,6 Ayakları ölüme gider. Fark etmezsin seni nereye götürür. Oysa gittiği karmaşa ve acıdır. Tuttuğu yolun üzüntüden başka bir meyvesi olmayacağının kendisi de farkında değildir. Böylesi tutkulara kapılan kadın ve erkekler, yaşamla ve gerçekle bağını yitirir, yasak ilişkinin karanlık ve tutkulu yollarında kaybolurlar. Kendileri ve kendilerini yaşama götüren yolları yitirirler. Gerçekle hayali karıştırırlar.
5: 7 Konunun önemini ve tehlikenin büyüklüğünü sezen bilge, bir kez daha sözlerine önem vermeye çağırır oğlu. Sadece önem verme değil sözlerini uygulamaya da. Yakup mektubu konuyu geliştirir ( Yak 1:22-25 ).
5: 8 Ağzından bal damlayan, yağdan yumuşak olan kadınlara yaklaşmamalıdır. Bilge, erkeğin bu konudaki zayıflığını bildiği için o tür kadınlardan ve sadece o tür kadınlardan da değil o bölgeden de uzak durmasını öğütler. Ayartmalardan galip ayrılmanın koşulu, mümkünse zayıf olduğunu bildiğin konularda seni denemeye itecek yerlerden ve oralardan uzak durmaktır. Yusuf’u anımsamak teşvik edicidir (Ya 39:12 )
5:9,10,11 Eğer sözünü dinlemezse, kendini bekleyen acı sonu görmesine çalışır. Ona sanki bir resim çizerek, olabilecek kötü olayları ve sonunda onu bekleyen felaketleri gösterir.. Kişinin onurunu, konumunu, servetini ve gençliğini yitirip, son günlerinde sürünmesi, asıl vurgusudur. Hastalık kapma ihtimali de unutulmamalıdır Tarihte ve günümüzde yanlış ilişkilerin ardı sıra gidip, bu yüzden onurunu servetini, ailesini, sonunda da her şeylerini yitiren erkekler sayısızdır. Onların en ünlüleri Şimşon ve Davut’tur (Hak.16.16–20, 2 Sam. 11:2-25 )
5:12–13 Öğretmenlerin ve eğitimin yararını anımsatır. Daha sonra pişmanlıkla söyleyeceği sözleri onun ağzına koyar. Bilge öğretmenini dinlemezse, kendisini bekleyen, sadece çok acı bir pişmanlık olacaktır. Son pişmanlık asla fayda etmeyecektir. Söz dinlerse eğer bütün bunlardan korunacaktır.
5:14 Kendini eğitenleri ve bilgeliği dinlememin sonu tam bir felaket ve yıkımdır. Eğitimi ve bilgiyi sevmemek kişinin kendine yapabileceği en büyük kötülüktür.
KAYNAKÇA
LaSor,W.S TT, Hubbard,D.A, Bush,F:V. Old Testament Survey.2 Edition1996. Grant Rapids:Eerdmans Hasat İstanbul Sayfa 1.2
Süleyman’ın Özdeyişleri, Değişen yaşam Serisi, TT, 2003 Haberci Yayınları İstanbul, Sayfa 10,45
W.Mac, Donald. Eski Antlaşma Serisi, TT,20005 Yeni Yaşam Yayınları İstanbul, Sayfa 316
SÜLEYMAN’IN ÖZDEYİŞLERİ 5:1–14
Üzerine Bir Çalışma
Yazarı ve türü
Süleyman’ın Özdeyişler kitabı bilgelik kitapları ve Kutsal Kitap içinde önemli bir yer tutar. Binlerce yılık bilgiler damıtılarak okuyucuya ulaşır. Deneyim, gözlem ve pratik yaşam içerir. Kitabın tümünü Süleyman yazmasa da büyük çoğunluğunu yazmış birçoğunu derlemiş ve düzenlemiştir ( Vai. 12:9–10 ) Diğer bir derleme Hizikya döneminde yapılmıştır. Böylece, yaşamın her alanı hakkında söz söylenen zengin bir eser ortaya çıkmıştır. Yeni Ahit Süleyman’ın bilgeliğini över ( Mat 12:42) ve Özdeyişler kitabından pek çok alıntı yapar (Yak. 4:6, 5:20 İbr.12:5, Rom.12:16, 12: 20, 2Pe. 2:22, 1Pe.4:8 ).
Özdeyişler kitabının 5.6.7 bölümlerinde incelenen konu cinsel paklıktır. Zinayı doğuran tuzaklara karşı uyarıları içerir
Amaç
Yazılış amacı S.Ö 1:1–7 açıklanır “Çok eski zamanlarda bilge ve hikmetli insanlar yaşam hakkındaki bilgece sözleri bir araya getirmişlerdir. Bu bilge insanlar özdeyişleri, çocuklarına ve öğrencilere ders vermek için araç olarak öğüt veya danışmanlık almak isteyen kişiler için yönergeler olarak kullanmışlardır”( Hasat TT, LaSor 1996–1)
5:1–14 Bölümü amacı ise, cinselliğin yanlış kullanımından doğacak tehlikelere dikkatimizi çeker. Bu akıllıca sözleri dinlememenin, eğitimi sevmemek, dolayısı ile akılsızlık olduğunu savunur( 5,12 ).
Yapısı ve tarih
Bilgelik tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. İsrail’de Süleyman’dan önce bilgelik ve edebiyatı vardır( Say.21:27, 1Sa. 24:13 ) Bilgelik edebiyatı sadece İsrail de değil Sümer, Asur, Babil, Mısır, Fenike de çok gelişmiştir. Diğer uluslar ve İbrani bilgeliğinin en temel farkı İbranilerin, bilgeliğin temeline Tanrıyı koymalarıdır. (S.Ödeyişleri 2003–45) “. Rab korkusu ile kötülükten kaçınmak ( Eyü 28:28 Özd 2:6 ).
İbranilerdeki bilgelik geleneği, yazılı metinlerden daha çok sözlü gelenek halinde yayılmıştır. Bu nedenle İbraniler bunun hafızada kolay tutulması için şiir ve tekrarlar halinde getirmişlerdir. Ancak kafiyeler yoktur Bunu yerine paralellik ya da kuvvetlendirme vardır... Her kıtadaki mısralar birbirine paraleldir. İkinci mısra, birincinin anlamını kuvvetlendirir. Eğer üçüncü varsa daha fazla kuvvetlendirmedir.( S.Ö 2003–10 ) Aynı yapı 5:1–14te de görülür. Örneğin 5:5 “Ayakları ölüme gider
Adımları ölüler diyarına ulaşır”
Üsteki mısra, alttaki mısra tarafından desteklenir. Farklı sözcüklerle aynı şeyi tekrarlar. Böylelikle kalıcılığı, etkileyiciliği ve dikkat çekiciliği sağlanır. “Duymak ve ezberlemek ifadelerinin çok sayıda kullanılmasından da anlaşılacağı gibi, sözlü eğitim ön plandadır. Yazmaktan çok nadir bahsedilir.” Yorum veya inceleme yapılırken. Bu paralellik yapısı dikkate alınmalıdır.”Şiirdeki paralellik, bildirisinin biçimlendirilmesine yardımcı olmaktadır. Bu nedenle etüt ederken hem ayetlerin tümüne hem de ayetlerdeki şiirsel unsurlara bakılmalıdır” ( Hasat TT, LaSor, 1996:2 ) Ayrıca sözleri bire bir değil bunların pek çoğunun benzetmeler ve mecazlar olduğu hafıza da tutulmalıdır. Örneğin:
Ama sonu pelin otu kadar acı
İki ağızlı kılıç kadar keskindir (5:4 )
İçerik 5:1–14
5:1–14 Bölümünde Baba bilge sözleriyle, oğlunu çok cazip görünen, ama onu felakete götürebilecek günahlardan, düşebileceği tuzaklardan ve son pişmanlıktan korumaya çalışır.
5: 1–14 Ayetlerinin ana hatları
1) Baba sözlerine, oğlunun kulak vermesini ister
2) Sözlerinin sağlayacağı faydalar
3) Zina eden kadının tatlı silahları
4–6 ) Tuzağa düşenin acı sonu
7-8 ) Tekrar uyarı sözleri
9–11 ) Sözlerini dinlemediğinde olacak kötü olaylar
12–14 ) Eğitimi sevmemenin ve son pişmanlığın faydasızlığı
5:1–2 Ayete yazar baba mıdır yoksa babaca mı konuşmaktadır anlamak güçtür. Kendini bilge, sözlerinin de akıllıca olduğunu belirtir. Sözlere önem vermenin hayati bir konu olduğu 5:1 de ve tüm Özdeyişler kitabı boyunca pek çok yerde yenilenir (2:1–2, 3:1_2, 4:10, 6:1, 7:1 ). Deneyimle kazanılmış sözler, onda doğruyu yanlışı ayırma yetisi geliştireck, başını sıkıntıdan koruyacak, yanlış yapmasına engel olacaktır. Konuştuğu sözleri de bilgece olacaktır ( 5:2 ) Gerçektende doğru bilgi küçümsenememelidir. Sözlerin hayatımızdaki etkileri çok güçlüdür.(Özd.16:24 ) Doğru ve yararlı sözler, geliştirip büyütürken, olumsuz, yanlış sözler ise bizde pek çok hataya sebep olmaktadır. Günümüzde yanlış bilgi kurbanı olmuş, ne çok insan vardır. Bilgelik sözlerinin önemini bilen bilge, bunlara dikkat kesilmesini can kulağı ile dinlemesini ister. Bölüm boyunca bunu iki kez yeniler (5:1 ve 5:7).
5:3 Şimdi asıl konuya, genç erkekleri bekleyen tehlikeye geçer. Zina! Bu ayet dikkat gerektirir. Henüz yaşam deneyimi kazanmamış bir gençle konuştuğu unutulmamalıdır. Bölüm ve kitap erkeklere yöneliktir, onlar için yazılmıştır. Tarif ettiği de sadece zina eden kadının ayartılarıdır o kadar. Eski ahitte, zina edenleri taşlarken, sadece kadını değil zina ettiği erkeği de birlikte taşlarlardı. Çünkü suç her ikisinindir. ( Lev. 10:20 ). Yani suç sadece kadınların değildir. Bu haksızlığa karşı duyarlı olmalıyız.
Delikanlıyı uyarır. “Zina eden kadının dudakları bal damlatır, Ağzı zeytinyağında da yumuşak” Bal damlaması günümüzde anlaşılırdır. Çağrıştırdığı şey damakta hoş tattır. Yağ bellikli o günlerde yumuşaklığı ve kayganlığı ifade etmektedir. Sözleri tatlı yumuşak, kaygan, hoş görünür. Türkçe de güzel konuşanlar, için benzer bir deyim vardır “Ağzından bal akıyor” Zina eden kadının tatlı, yumuşak ve ikna edici sözleri dudaklarının çekiciliği ( neden olmasın) vardır. Uyarıya göre, zina eden kadın böyledir, ya da sana öyle görünür demektedir. Bu iki düşüncede birbirini destekler.
5:4 Ama çabuk yanılırsın. Bu kadar hoş ve arzulanır görünen, bal kadar tatlı, yağ kadar yumuşak olan zina (günah), sonunda pelin otu kadar acı gelir sana. “Hep bildiğimiz aynı öykü. Günah önce çekici gelir ama geriye bakıldığında iğrenç gelir” ( Donald 2005–316 ) Bu olaya Davut’tun oğullarından Ammon ile yine Davut’un kızı Tamar’ın hikâyesi iyi bir örnektir ( 2 Sam. 13:4-15 )
5,6 Ayakları ölüme gider. Fark etmezsin seni nereye götürür. Oysa gittiği karmaşa ve acıdır. Tuttuğu yolun üzüntüden başka bir meyvesi olmayacağının kendisi de farkında değildir. Böylesi tutkulara kapılan kadın ve erkekler, yaşamla ve gerçekle bağını yitirir, yasak ilişkinin karanlık ve tutkulu yollarında kaybolurlar. Kendileri ve kendilerini yaşama götüren yolları yitirirler. Gerçekle hayali karıştırırlar.
5: 7 Konunun önemini ve tehlikenin büyüklüğünü sezen bilge, bir kez daha sözlerine önem vermeye çağırır oğlu. Sadece önem verme değil sözlerini uygulamaya da. Yakup mektubu konuyu geliştirir ( Yak 1:22-25 ).
5: 8 Ağzından bal damlayan, yağdan yumuşak olan kadınlara yaklaşmamalıdır. Bilge, erkeğin bu konudaki zayıflığını bildiği için o tür kadınlardan ve sadece o tür kadınlardan da değil o bölgeden de uzak durmasını öğütler. Ayartmalardan galip ayrılmanın koşulu, mümkünse zayıf olduğunu bildiğin konularda seni denemeye itecek yerlerden ve oralardan uzak durmaktır. Yusuf’u anımsamak teşvik edicidir (Ya 39:12 )
5:9,10,11 Eğer sözünü dinlemezse, kendini bekleyen acı sonu görmesine çalışır. Ona sanki bir resim çizerek, olabilecek kötü olayları ve sonunda onu bekleyen felaketleri gösterir.. Kişinin onurunu, konumunu, servetini ve gençliğini yitirip, son günlerinde sürünmesi, asıl vurgusudur. Hastalık kapma ihtimali de unutulmamalıdır Tarihte ve günümüzde yanlış ilişkilerin ardı sıra gidip, bu yüzden onurunu servetini, ailesini, sonunda da her şeylerini yitiren erkekler sayısızdır. Onların en ünlüleri Şimşon ve Davut’tur (Hak.16.16–20, 2 Sam. 11:2-25 )
5:12–13 Öğretmenlerin ve eğitimin yararını anımsatır. Daha sonra pişmanlıkla söyleyeceği sözleri onun ağzına koyar. Bilge öğretmenini dinlemezse, kendisini bekleyen, sadece çok acı bir pişmanlık olacaktır. Son pişmanlık asla fayda etmeyecektir. Söz dinlerse eğer bütün bunlardan korunacaktır.
5:14 Kendini eğitenleri ve bilgeliği dinlememin sonu tam bir felaket ve yıkımdır. Eğitimi ve bilgiyi sevmemek kişinin kendine yapabileceği en büyük kötülüktür.
KAYNAKÇA
LaSor,W.S TT, Hubbard,D.A, Bush,F:V. Old Testament Survey.2 Edition1996. Grant Rapids:Eerdmans Hasat İstanbul Sayfa 1.2
Süleyman’ın Özdeyişleri, Değişen yaşam Serisi, TT, 2003 Haberci Yayınları İstanbul, Sayfa 10,45
W.Mac, Donald. Eski Antlaşma Serisi, TT,20005 Yeni Yaşam Yayınları İstanbul, Sayfa 316

