Aynı cografyada bulunan ve binlerce senelik geçmişileriyle, Hindistan Ermenistan arasındaki politik, kültürel ve ticari ilişgilerin Ermeni tarihinde önemli bir yeri vardır. Bu iki toplumun ilişkileri üzerine Ermeni yazarlar tarafından yazılan 30’un üzerinde kitap bulunmakta ve günümüzde halen bu konunun ele alındığı kitaplar yazılmaktadır. Bu kitapların kuşkusuz en önemlisi 15 Mart 1871 yılında İran’ın İsfahan şehrinde doğan ve 31 Ocak 1929 yılında Hindistan’ın Kolkata (Calcutta) şehrinde ölen Ermeni tarihci Mesrovb Seth Jacob’un 1897 yılında yazdığı “Armenians in India, from the earliest times to the present day” (Başlangıçdan günümüze Hindistan Ermeni tarihi)’ adlı kitapdır. Bu kitap ve günümüzde kilise kayıtları, mezarlar, Hindistan arşivleri incelenerek yazılan birçok kitap sayesinde, Hindistan’da önemli bir Ermeni toplumu oldugu, bu toplumun çok önemli yerlerde bulundukları ve Hindistan halkı tarafından saygı gördükleri karşımıza çıkan ilk gerçektir.
İlk Tarihi belgeler ve Hintliler’in Ermenistan’a yerleşimi
Ermenistan Hindistan ilişkileri, bazı tarihcilerin teyorilerine göre İ.Ö. 2000 yılında Asuri kıraliçesi Semramis dönemine kadar uzanmaktadır. Bazı kaynaklar ise ilk Ermeni Hindistan ilişkisinin Büyük İskenderin zamanında, Büyük İskender’in Ordusunda görev yapan Ermeni askerler sayesinde başladıgını yazsada bu iki teyoriyi ispat edecek bir kanıt bulunamamıştır. Ermeniler’in ilk Hindistan’a ayak basmasının yazılı tarihi ise Yunan kaynaklarında bulunmaktadır. Yunan tarihci ve gezgin Xenophon (İ.Ö. 430-355), ‘Cyropaedia’ adını verdiği İran gezisi sırasında, Hindistan’da bulunan Ermeni gezginler olduğu ve bu kişilerin Hindistan’la ticaret yaptıklarını yazar. Aynı tarihci Hindistan ordusunda görev yapan Ermeni askerler olduğunu da belirtmiştir. İran Şahı Kyrus (İ.Ö. 558-550) Hindistan’dan madii yardım edinmek amacıyla yolamak istedigi elçiye yol göstermek için Ermeniler’i ve Khalt’ları kulanmış. Hindistan’a giden yolları iyi bilen ve Hindistan kıraliyet ailesi ile yakın ilişgi içinde olan Ermeniler, İran kıralının elçilerini Hindistan’a götürüp Hindistan kıralı ile görüşmelerini sağlamışlar. Bu da Ermenilerin İ.Ö. 5. yüzyıl öncesi Hindistan’a sık sık yolculuk etiklerini göstermektedir. İran kıralı Kyrus’un Ermeni kıralına yoladığı mektup: ‘Ermeni Kıralı ve siz Khalt’lar! eger benim adamlarımdan birini Hindistan kıralına yolar isem, yolları göstermek için ve istedigimi Hindistan kıralına anlatıp, onu ikna etmek için benim elçimle beraber Hindistan’a birini yolarmısız?’ Ermenilerin eşlik etiği İran delegesi Hindistan’dan istenilen madii yardımı almıştır. Günümüzde Xenophon’un yazdığı kitapdan alınarak tercüme edilen bu mektup dışında, İran Kırallarının Hindistan’a elçilerini başka zamanlarda da Ermeniler aracılığıyla yoladığı da aynı kitapta belirtilmiştir. Bu bilgilerden Ermeniler’in 2500 seneden daha fazla bir süredir Hindistan’a sık sık yolculuk yapdığı anlaşılmaktadır.
Hindistanlılar’ın Ermenistan’a yerleşmesi ise Hıristiyanlığın ilk din adamı olarak tarihe geçen Krikor Lusavoriç’in öğrencilerinden olan Zenob (Zenobius) Glak’ın 4. yüzyılda Süryanice olarak yazdığı ‘Taron (Muş)’un Tarihi’ adlı eserinde ilk olarak belirtilmiştir. Zenob, İ.Ö. 149 yılında Hindistan kıraliyet ailesinden Gissaneh ve Demeter adlarında iki prensin kendilerine suikast yapılacağını öğrenmeleri üzerine aileleri ve birçok takipcileriyle beraber Ermenistan’a sığındığını yazmıştır. Kıraliyet ailesi tarafından karşılanan prensler kıralın emri ile Taron bölgesine yerleştirilmiş. Prens ve diğer Hindistanlılar’ın yerleştiği yere Ejderha anlamına gelen ‘Vişap’ adı verilmiştir. Şehrin bir diğer adı ise Ermenice’de yılan anlamına gelen ‘otsz’’dur ve şehirde yılan şekileri bulunmaktaydı.
Zenob verdiği bilgilerde perensler bir kaç yıl sonra Ermenistan’ın tapınaklarıyla ünlü Aştişat şehrinde bir Hint tapınağı inşaa ederler. 15 yıl sonra kıral iki prensi bilinmeyen bir sebepten dolayı öldürtür ve oğuları Kuars, Meghtes ve Horean’ı Ermenistan’da bulunan Hint toplumunun başına geçirir. Kuars kendi isminde bir Şehir, Meghtes Meghti adında bir köy, Horean ise Palunies bölgesinde Horeans adlı bir köy yaptır. Üç kardeşler daha sonraları Karki şehrinde Babaları Gissaneh ve Demeter’in anısına bir Hint tapınağı yaptırırlar. Hint din adamlarının yönetiği bu tapınakta bulunan bronz heykeller günümüze kadar ulaşmasada, kardeşlerin sonradan kurdukları 20 köy Ermenistan’ın Taron bölgesinde kendi isimleriyle 19. yüzyın yarısına kadar ulaşabilmişti. Ermenistan Taron bölgesinde 20. yüzyılın başlarına kadar Hıntkastan (Hindistan) isminde bir köy dışında Van Vilayeti'nin Hayots Dzor bölgesinde de aynı isimde bir başka köy bulunmakta, Hindubek, Hindu, Hindukhanum, Hindumelik gibi isimler Taron Ermenileri tarafından kulanılmaktaydı.[2] Yine Taron ve çevre bölgelerde Hintce şarkılar söylenip, Hindistan folklorundan ‘Demeter’ oyunları oynanmaktaydı.
Zenob’un verdiği bilgilerde Ermenistan’da yaşayan Hindistanlı’lar ve Ermeni kıralı Tiridates (Dırtat)’ın orduları arasında 301 senesinden sonra savaşlar olmuş ve Ermeni orduları Hindistalılar’ı maglup etmiştir. En ufak ayrıntılarına kadar yazılan bu savaşlarda Zenob, Hindistanlılar’ın üç ayrı ordusu olduğunu ve birbirlerine yardım etiklerini yazar. Ermenistan’a yerleşen ve sayıları 15.000 [4] bulan Hintliler, savaşlar ve Hint tapınaklarının yıkılıp yerlerine kiliseler yapılması sonucu Ermenistan’ı terk etmiştir. Bu toplum Hıristiyanlaştırılmak istenmiş Navasart (Eski Ermeni inanışında Ağustos ayında kutlanan yılbaşı)’ın ilk gününde erkekler ile çocuklar bir, kadınlar ise başka bir yerlerde vaftiz edilmiş, kıral karşı çıksada saç uzatmalarına din adamları tarafından izin verilmişsede toplum Hıristiyanlığa sadık kalmamışlardır. Sayıları beş bin kadar olan topluluk ilk Kyiv denilen bir köy inşaa etmiş fakat sonradan Mamgun adında bir papazın eşliğinde Hindistan’ın Puncap bölgesine yerleşmişlerdir. Ermenice konuşan bu topluluk yanlarında birçok Ermenice kitap götürmüşlerdir. Bu kitaplar 301 tarihinden sonra yok edilen kitaplar ve diğer yazılar göz önünde bulundurulsa büyük önem taşımaktadır. Çoğu tarihciler Puncap bölgesinde yaşıyan Hintlilerin aslen Ermeni olduğuna inanır. Ermenistan’da 450 seneden fazla bir yaşam süren bu toplum Ermeniler ile karışıp asimle olmuştur. Zira Puncap Hintliler’i diğer Hindistan toplumundan farklıdır ve fizikleri, karakterleri ve alışkanlıklarıyla Ermeniler’e benzerler.
Vişap/Otsz şehrindeki tapınaklarında sonu da diğer tapınaklar gibi olmuştur. Gecenin karanlığında Hintli rahipler tapınaklarda bulunan heykel ve değerli eşyaları alıp Aştişat bölgesinde bulunan Hintliler’den yardıma gelmeleri için haber yollamışlar fakat ertesi gün Ermeni ordusu tarafından öldürülmüşler. Savaşdan sonra yapılan ve savaş alanına dikilen taşta şunlar yazmaktaydı ‘Birinci saldırı çok çetin geçmiştir. Ordunun başındaki papaz Artzan/Arjun ve bin otuz sekis asker ölmuştür. Bu savaşı Hıristiyanlık adına Gıssahne’ye inananlara karşı vermişizdir’. Bu iki tapınağın yerine Surp (Aziz) Krikor Lusavoriç’in Gesaria/Gesarya (Kayseri)’den getirtiği Aziz John ve şehit Athanagineh adına yapılan ve sonradan yıkılan türbelerin kalıntıları ile bir manastır yaptırtır. Muş şehrinde bulunan bu manastır bir müddet Hırimyan Hayrig’in de dini liderliğini yaptığı ünlü Surp Garabed manastırıdır. Manastır yakınlarında Otsz adında birde köy bulunmakta idi.
5. yüzyılda yaşamış Ermeni tarihci Agathangueghos Ermeni kıralının tacı için Hindistan’dan binbir güçlüklerle değerli taşlar getitirdiğini yazar. 12. yüzyıl tarihcilerinden Urhayetsi kıral Sımpat’ın Hindistan’dan 80.000 altın lira ödüyerek, zamanın Ermeni başkenti Ani’de bulunan ana kiliseye kıristal şamdan getitdirdiğin şahit olmuş. İki hükümet arasındaki ticari ilişgiler dışında, Ermeni tücarların Hindistan’a mal satıkları birçok belgelerde belirtilmiş olup, iki toplum arasındaki ilişgilerde ticaretin öne çıktığı görülmekte. Hindistan ile ticaretin önemini idrak eden Ermeni kıralarından biri, Ermenistan’dan Hindistan’a giden yol üzerinde ticaret merkezi görevini gören bir şehir işaa etirdiği bilinir.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.